Genel Duyurular

Kamuoyu Duyurusu;

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Radyasyon Onkolojisi bölümünde kanser tedavisi hizmetlerinin aksatılması yönünde ulusal basında çıkan haberler üzerine bir basın açıklaması yapılması zorunluluğu doğmuştur.

Üniversitemiz eski Rektörü İsrafil KURTCEPHE hakkında tanzim edilen iddianameye ilişkin basında yer alan Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Radyasyon Onkolojisi bölümünde kanser tedavisi hizmetlerinin aksatıldığı yönündeki iddialar daha önce gündeme gelmiş olup, bu iddiaların Üniversitemiz yönetimine ulaşması üzerine 21.10.2016 tarihinde konu ile ilgili ivedilikle inceleme başlatılmıştır. İnceleme yapmak üzere kurulan Komisyon tarafından şu an basında da yer alan bütün iddialar ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. Yapılan inceleme sonucunda isnat olunan fiiller ve ilgili kişiler hakkında (ilgili birimlerin yöneticileri ve diğer sorumlu kişiler hakkında) 16.03.2017 tarihinde disiplin soruşturması açılmasına karar verilmiştir.

Yapılan disiplin soruşturması sonucunda bir kısım öğretim üyesi hakkında kamu görevinden çıkarma cezası teklif edilmiş ve soruşturma dosyası gereği için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’na gönderilmiştir. Bir öğretim üyesi hakkında ise kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilmiştir. Disiplin soruşturmasına konu olan fiiller aynı zamanda Ceza Hukuku anlamında da suç teşkil ettiğinden Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuştur. Söz konusu iddialar ile ilgili adli süreç devam etmekte olup bu işlemlerin sonucu Üniversite Rektörlüğümüz tarafından yakından takip edilmektedir.

Önemle belirtmek gerekir ki, Akdeniz Üniversitesi yeni yönetiminin göreve geldiği tarih itibariyle Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Radyasyon Onkolojisi bölümünde kanser tedavisi hizmetlerinin aksatılmasına hiçbir şekilde izin verilmemiştir ve bundan sonra da verilmeyecektir. Üniversite Yönetimimizin insan hayatı ve sağlığı ile ilgili olan konularda tolerans göstermesi söz konusu dahi olamaz.

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi her alanda dünya çapında önemli çalışmalar gerçekleştirmiş, güçlü kadrosu ve başarılı faaliyetleri ile ülkemizin ve dünyanın önde gelen merkezleri arasındadır. Gerek üniversitemiz personeli gerekse kurum dışından hiçbir kişi ya da kişilerin bu başarılara gölge düşürmesine asla müsaade edilmeden hasta memnuniyeti her şeyin üstünde tutularak sağlık çalışmalarımız yürütülmektedir.

Tüm kamuoyunun, Üniversitemiz Yönetimince bu konu ile ilgili gerekli hassasiyetin gösterildiğini, en küçük bir ayrıntı dahi göz ardı edilmeksizin gereğinin yapıldığını ve ilgililer hakkında yapılmış olan suç duyurusunun dikkatli bir şekilde takip edildiğini bilmesini ister, saygılarımızı arz ederiz.

Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü

Değerli basın mensupları;

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal, son günlerde Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Radyasyon Onkolojisi bölümünde kanser tedavisi hizmetlerinin aksatılması ve izinsiz nükleer deney gibi bir takım çalışmaların yapıldığı yönünde basında çıkan haberlerdeki iddialarla ilgili bir açıklama yapmıştır.

Söz konusu iddiaların Üniversitemiz yönetimine ulaşması üzerine 21.10.2016 tarihinde konu ile ilgili ivedilikle inceleme başlattık. İnceleme yapmak üzere kurulan Komisyon tarafından şu an basında da yer alan bütün iddialar ayrıntılı bir şekilde incelendi ve inceleme sonucunda isnat olunan fiiller ve ilgili kişiler hakkında 16.03.2017 tarihinde disiplin soruşturması açılmasına karar verildi. Yapılan disiplin soruşturması sonucunda bir kısım öğretim üyesi hakkında kamu görevinden çıkarma cezası teklif edilmiş ve soruşturma dosyası gereği için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’na gönderilmiştir. Bir öğretim üyesi hakkında ise kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilmiştir. Disiplin soruşturmasına konu olan fiiller aynı zamanda Ceza Hukuku anlamında da suç teşkil ettiğinden Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuştur. Söz konusu iddialar ile ilgili adli süreç devam etmekte olup bu işlemlerin sonucu Üniversite Rektörlüğümüz tarafından yakından takip edilmektedir.

Özellikle belirtmek isterim ki Akdeniz Üniversitesi yeni yönetimi olarak göreve geldiğimiz gün itibariyle Üniversitedeki tüm sorunların yakın takipçisi olduk ve ivedilikle çözüme kavuşturmak için çalıştık. Söz konusu olay ile ilgili gerek üniversite olarak gerekse adli tüm müdahaleler yapıldı. Tüm vatandaşlarımız müsterih olsun ki yönetim olarak sağlık hizmetlerinin aksatılmasına yahut insan hayatı ve sağlığını tehlikeye atacak herhangi bir suistimale asla müsaade etmedik ve bundan sonra da etmeyeceğiz.  Akdeniz Üniversitesi Hastanesi olarak tüm hastalarımıza en modern teknoloji ve yetkin personelimiz ile sağlık hizmeti sunmaya devam edeceğiz.

Soruşturmada bahsedilen cihazla tedavi gören ve bu nedenden dolayı zarar görmüş olma ihtimali olan az sayıda hastamızın durumlarını incelemek üzere bir tıbbi komisyon oluşturulmuş ve bu komisyon çalışmalarına devam etmektedir.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Ülkemizin güney sınırlarını terörist unsurlardan temizlemek, bölgemizde huzur, güven ve barışı korumak amacıyla başlatılan “Zeytin Dalı Harekatı”nda vatan topraklarını düşmanlara karşı savunmak için gece gündüz, dağlarda nöbet tutan ve operasyonlara çıkan kahraman askerlerimiz şu anda Afrin’de bir kahramanlık destanı yazıyor.

Bu topraklarda özgürce, korkusuzca ve huzur içinde yaşamamızı sağlayan kahraman Mehmetçiklerimize Akdeniz Üniversitesi öğrencilerinden mesaj var.

Akdeniz Üniversitesi öğrencileri “Siz orda olduğunuz sürece vatanımızı bölemeyecekler. Bütün dualarımızla her zaman arkanızdayız. Gerekirse biz de canımızı ortaya koymaya hazırız. Her şey devlet, millet, vatan ve bu bayrak için. Vatan size emanet, vatan size minnettar.” mesajları ile kahraman Mehmetçiğe desteklerini ortaya koydular.

Videoyu izlemek için: https://www.youtube.com/watch?v=1uV7f3DAXug

Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi tarafından geleneksel olarak düzenlenen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında “Mihri Müşfik Anısına” ulusal karma sergi düzenlenecek.

Sergi hakkında bilgi veren Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Zehra Yiğit; “Çağdaş Türk resminin ilk kadın sanatçısı sayılan Mihri Müşfik Anısına ulusal katılımlı sergi düzenliyoruz. Farklı disiplinlerden eserlerin yer alacağı serginin küratörlüğünü ve düzenlemesini öğretim elemanlarımız Yrd. Doç. Nevin Yavuz Azeri ve Öğr. Gör. Hande Rastgeldi yapıyor. 08-18 Mart 2018 tarihleri arasında düzenleyeceğimiz etkinlik kapsamında ‘Fark Yaratan Kadınlar’ başlıklı panel gerçekleştirilecek.” dedi.

Resim, heykel, seramik, grafik, fotoğraf, sinema, geleneksel Türk el sanatları gibi sanatın her alanından eserlerin sergiye katılabileceğini belirten Doç. Dr. Zehra Yiğit, “Sergiye katılmak isteyenlerin 22 Şubat 2018 tarihine kadar eserlerini göndermeleri gerekmektedir. Kabul edilen eserler 23 Şubat 2018 tarihinde duyurulacak. Sergi hakkında detaylı bilgiye http://gsf.akdeniz.edu.tr/  adresinden ulaşılabilir.” diye konuştu.

Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü Yönetim Kurulu Odası’nda yapılan protokol imza törenine Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal, Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Şahin, Selçuk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Okka, Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Erol Gürpınar, Prof. Dr. Mehmet Altunkaya, Prof. Dr. Eyüp Sabri Topal, Selçuk Üniversitesi Sualtı Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Hakan Öniz, Akdeniz Üniversitesi Genel Sekreteri Ali Serinoğlu katıldı.

Protokol imza töreninde konuşan Antalya Valisi Münir Karaloğlu, “Ülkemizin iki güzide üniversitesi Akdeniz Üniversitesi ve Selçuk Üniversitesi’nin önemli bir işbirliği için biraraya geldik. Sayın Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu ve milletvekillerimizin gayretleri ile Antalya’ya 4 yeni fakülte kuruldu. Bunlardan biri Kemer’deki Denizcilik Fakültesi. Selçuk Üniversitesi’nin denize kıyısı olmamasına rağmen Akdeniz’de yürüttüğü başarılı çalışmalarından dolayı kutluyorum. Selçuk Üniversitesi’nin Sualtı Araştırmaları Merkezi ile yürüttüğü başarılı çalışmaları geliştirerek Akdeniz Üniversitesi devam ettirecek. Akdeniz sahillerinde daha yapılacak çok çalışma var. Denizden kentimizin daha çok istifade etmesi bu araştırmalar sayesinde daha da artacak. Bu protokolle artık iki üniversite işbirliği ile araştırmalara devam edecekler. İki üniversitemize ve rektörlerimize bu işbirliğinden dolayı teşekkür ediyoruz.” dedi.

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal ise, “Üniversitemiz ile Selçuk Üniversitesi arasında sualtı kültür mirası, UNESCO ve denizcilik alanında yapılması planlanan çalışmalar kapsamında işbirliği protokolü için bir araya geldik. İki gün önce Resmi Gazete’de yayınlanarak Kemer’de Denizcilik Fakültemiz kuruldu. Bu protokol kapsamında Selçuk Üniversitesi’nin Sualtı Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi, Akdeniz Üniversitesi bünyesine katılacak ve Kemer Denizcilik Fakültemiz için önemli bir altyapı sağlayarak üniversitelerimiz için de önemli bir işbirliği sağlayacak.”diye konuştu.

Akdeniz Üniversitesi’nin Türkiye’deki en büyük üniversitelerden biri olduğunu ifade eden Rektör Ünal, “Üniversitemizde kurulan son iki fakülteyle birlikte 24 fakülte, 12 meslek yüksekokulu, 1 yüksekokul, 1 konservatuvar ve 60 tane araştırma merkezimiz ile 72 bin öğrenciye eğitim öğretim sunuyoruz. Yine Türkiye’deki köklü üniversitelerden biri olan Selçuk Üniversitesi’nin Sualtı Araştırmaları Merkezi, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve UNESCO ile ortak çalışmalarıyla Türkiye’nin en önemli merkezlerinden biri. Bu işbirliğinin bize çok katkısı olacağını düşünüyorum. Bu işbirliği konusunda sayın Valimize gayretlerinden ve Selçuk Üniversitesi Rektörümüze yaklaşımlarından dolayı teşekkür ediyorum.”dedi.

Bu protokolün iki büyük üniversitenin  işbirliği olduğunu ifade eden Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Şahin, “Sualtı Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezimiz, Üniversitemizdeki 40’a yakın merkezden ve en etkili çalışan merkezlerimizden birisi. Hem Kültür ve Turizm Bakanlığı hem de UNESCO ile çok ciddi çalışmalar yürüten bu alanda dünyada öncü merkezlerden. Bu merkez Akdeniz’e bizden daha çok yakışacak. Yeni kurulan Denizcilik Fakültesi’nin çekirdeğini oluşturması ve iki büyük üniversitenin gücünü birleştirmesi bakımından da bu önemli bir işbirliği. Bu güç birliği ile ülkemize hem ulusal hem de uluslararası alanda hizmet edebilmek için bu merkezin idaresini Akdeniz Üniversitesi’ne devrediyoruz. Yapılan her şey ülkemiz için, herkes için hayırlı olmasını diliyorum.” dedi.

Akdeniz Üniversitesi Senatosu olarak; Ülkemizin güney sınırlarını terörist unsurlardan temizlemek, bölge halkını terör örgütlerinin zulüm ve baskısından kurtarmak, bölgemizde huzur, güven ve barışı korumak amacıyla başlatılan Zeytin Dalı Operasyonu ile Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğüne gelecek her türlü tehdit ve tehlikeye karşı kararlı ve dik duruşunu koruyarak mücadele eden Yüce Devletimizin yanındayız.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Terörle Mücadele Kararları ile Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nde yer alan meşru müdafaa hakkı çerçevesinde başlatılmış olan operasyonda, gücünü Türk Milletinden alan ordumuzun muzaffer olacağına inancımızın tam olduğunu belirtir, kahraman askerlerimize bu haklı mücadelemizde başarılar dileriz.

Operasyon kapsamında şehit olan vatan evlatlarına Allah’tan rahmet, ailelerine baş sağlığı ve gazilerimize acil şifalar diler, tüm dualarımızın vatanımız için canını ortaya koyan kahraman askerlerimizle olduğunu belirtiriz.

Akdeniz Üniversitesi Senatosu

Akdeniz Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı tarafından öğrenci topluluklarının yeni üye kaydı alması ve topluluklarını tanıtması amacıyla düzenlenen tanıtım günleri yoğun bir katılım ve coşkuyla gerçekleştirildi.

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal da, toplulukların tanıtım günlerinde öğrencileri yalnız bırakmadı. Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Yolu’nda stant kuran toplulukları tek tek ziyaret ederek öğrencilerden bilgi alan Rektör Ünal’a öğrenciler yoğun ilgi gösterdi. Öğrencilerle sohbet ederek isteklerini dinleyen Rektör Ünal, sosyal ve kültürel faaliyetlerinhayata artı değer kattığını ifade ederek onlara bu konuda her zaman destek olacağını söyledi.Bir hobi ile ilgilenmenin öğrenme, sosyalleşme, yeteneklerini geliştirme gibi pek çok katkısı olduğunu belirten Rektör Ünal, çok yönlü bir yaşamın gerek eğitim hayatında gerekse mesleki yaşamda her zaman başarıyı arttıracağını ifade etti.

14-16 Ekim 2019 tarihleri arasında üç gün boyunca devam eden ve yoğun ilgi gören tanıtım günleri çeşitli etkinlikler, dans gösterileri ve ikramlarla adeta şenlik havasında geçti.Topluluk üyeleri topluluklarını tanıtmada öğrencilerin ilgisini çekecek kısa sunumlar yaptı. Dans topluluğu öğrencileri müzik eşliğinde dans ederken tiyatro topluluğu öğrencileri çeşitli kostümlerle, diğer topluluklar ise alanlarına göre birbirinden eğlenceli etkinliklerle yeni gelen öğrencileri topluluğa davet etti.

99 kültür topluluğu ve 23 spor topluluğu olmak üzere toplam 122 öğrenci topluluğunun bulunduğu Akdeniz Üniversitesi’nde topluluklar yıl boyunca düzenlediği çeşitli kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlerle kampüs yaşamına renk katıyor.

Doç. Dr. Çiğdem Apaydın;ın Okul, Aile ve Toplum İşbirliği adlı Kitabı Yayınlanmıştır. 

Doç.Ceren Hepyücel;in "Fransız Ekolü ve Marsel Moyse" adlı kitabı Uluslararası Kitap olarak yayınlanmıştır.

Antalya Devlet Konservatuvarı Öğretim Üyesi Doç. Eren GÜLLÜ SAYARI;nın Çocuklar İçin Viyolensel Medodu İsimli Kitabı Yayınlanmıştır 

Antalya Devlet Konservatuvarı Müdürü Prof. Dr. Nihan YAĞIŞAN;ın Kitabı Yayınlanmıştır. Kitap görseli için tıklayınız. 

Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Özgün KAYA KARA’nın “Riskli Bebeklerde Fizyoterapi ve Rehabilitasyon” isimli kitabı yayımlanmıştır. Örnek sayfalar için tıklayınız. 

Prof. Dr. Sibel Paşaoğlu;nun 2003-2014 yılları arasında ulusal ve uluslararası çeşitli bilimsel toplantılarda sunulmuş / bilimsel dergilerde basılmış yazılarından oluşan ;Müzik ve Kültürel Kimlik; isimli kitabı yayımlanmıştır.  Kitap görseli için tıklayınız. 

25-27 Nisan 2019 tarihinde Üniversitemiz Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümünün ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Global Transformation and Differentiations: International Migration, Urbanization and Belonging” isimli kongrenin kitabı yayınlanmıştır. 
Kitapta yer alan çalışmalara ulaşmak için tıklayınız. 

Doç. Dr. Mehmet Mert;in yürütücülüğünü yaptığı, AÜ Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi tarafından proje olarak desteklenen "Eviews ve Gauss Uygulamalı Zaman Serileri Analizi" isimli kitap yayımlanmıştır. Kitap Görseli için tıklayınız. 

Güzel Sanatlar Fakültesi Temel Eğitim Bölümü öğretim elemanlarından Öğr. Gör. Dr. Ebru Nalan Sülün;ün Türkiye;de Çağdaş Sanat Koleksiyonculuğu isimli kitabı yayımlanmıştır. Kitap Görseli 

Hukuk Fakültesi Özel Hukuk Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necla Öztürk ve Araştırma Görevlisi Güven Yarar’ın editörlüğünü yaptığı, “Geçmişten Günümüze Avrupa;da Kadının Hukuki Durumu” adlı kitap yayımlandı. Duyuru metni için tıklayınız.  Kitap görseli için tıklayınız. 

Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü tarafından “Sosyal Politika ve Çalışma İlişkilerinde Güncel Sorunlar” isimli kitap yayımlanmıştır. İçindekiler1 İçindekiler2

Editörlüğünü yapmış olduğum "Peat" isimli kitap uluslararası yayıncılık Intechopen tarafından DOI: 10.5772/intechopen.69565  ve PrintISBN: 978-1-78923-746-7 numara ile  Eylül 2018;de basılmıştır.

Spor Bilimleri Fak. Rekreasyon Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faik Ardahan;ın Editörlüğünü ve Bölüm Yazarlığını Yaptığı Oyun ve Oyun Kültürü İsimli Kitap Yayınlanmıştır 

Medya ve İletişim Sözlüğü, Dr. Öğretim Üyesi Babacan Taşdemir;in Çevirisiyle Yayımlanmıştır

Öğr. Gör. Mine Aydoğan Bayram;ın Temel Sanat Eğitimi Tekstil ve Moda Tasarımı Kitabı Yayımlanmıştır. Kitap Görseli 

AÜ Rektör Danışmanı Cevdet ALKIŞ;ın ;Kamu Yönetiminde Riskli İşlemler ve Hukuka Uygun Yöntemleri; Kitabı, “Yükseköğretim Kanunu” Kitabı ile Birlikte Yayımlanmıştır 

Yrd. Doç. Orkun Kocabıyık;ın, Bir İngiliz Hemşirenin İzmir Hatıraları İsimli Kitabı Yayımlanmıştır

Prof. Dr. Kemal Sözen, Doç. Dr. Ali Kürşat Turgut ve Doç. Dr. Sabri Yılmaz;ın editörlüğünü yaptığı XIX. Yüzyıldan Günümüze Çağdaş İslam Düşünürleri adlı Kitap Yayımlanmıştır

21. Yüzyılda Asya - Pasifik isimli kitap Yrd. Doç.Dr. Sanem ÖZER, Yrd.Doç.Dr. Senem ATVUR ve Yrd.Doç.Dr. Ramazan İZOL Editörlüğünde Yayımlanmıştır. Kitap Tanıtım Metni 

Öğr. Gör. Yasemin OĞUZ GÜNER;in, N.Rengin Oyman ile birlikte hazırladıkları "Şaman Giysi Unsurları"  adlı kitabı, Almanya Lambert Academic Publishing tarafından Uluslararası Kitap olarak yayınlanmıştır.

Yrd. Doç. Dr. Erdal Taşbaş, Balkan Savaşları;ndan Milli Mücadele;ye Vatan Savunmasında Şehit Olan Tireliler isimli Kitabı Yayımlanmıştır. 

Yrd. Doç. Dr. Erdal Taşbaş, Halifenin Gölgesine Sığınanlar / Göçler ve Muhacirin-i İslamiye Komisyonu isimli Kitabı Yayımlanmıştır. 

Prof. Dr. Ülker GÜLün, Botulinum Toksin Uygulamaları, Dermal Dolgu Uygulamaları ve Lazer Uygulamaları İsimli Kitapları Yayımlanmıştır. 

"Açık Alan Rekreasyonu" isimli Kitap Yayınlanmıştır

Doç. Dr. Tuğba Yenidoğan;ın Editörlüğünü Yürütmekte Olduğu Özel Sayı, Int. J. Automotive Technology and Management Dergisi;nin 2017 Yılı İlk Sayısında Yayımlanmıştır. 

Doç. Dr. Sibel PAŞAOĞLU‘nun, “Müzikal-Kültürel Kimlik Oluşumunda Halk Şarkıları: Türkiye-Bulgaristan-Macaristan Örneği” İsimli Kitabı Yayınlanmıştır. 

Doç. Dr. Faik ARDAHAN;ın, İstanbul TÜYAP Kitap Fuarında "Dağın Elifi" ve "Ve Dondurma Ve Aşk" isimli Şiir Kitapları;nın İmza Günü Yapılmıştır. 

Kurumsal Sosyal Sorumlulukta Güncel Yönelimler ve Yaklaşımlar adlı Kitap Yayınlanmıştır

Doç. Dr. Faik ARDAHAN ın Bölüm Yazarlığı Yaptığı "Rekreasyon Bilimi" Kitabı Yayımlanmıştır

Doç. Dr. Ali Kürşat TURGUT’un İbn Türke Metafiziği Adlı Kitabı Yayınlanmıştır

Doç. Dr. Çiğdem Apaydın’ın ‘Öğretim Denetimi’ adlı Kitabı Yayınlanmıştır.   

21. Yüzyılda Ortadoğu Bölgesel Politikalar, Uluslararası Sorunlar, Küresel Aktörler Başlıklı Kitap Yayınlanmıştır

Prof. Dr. İsmail TUFAN;nın, yayımlamış olduğu kitaplarına ulaşabilirsiniz.

Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nde Ziraat Bankası’nın desteğiyle 140 öğrenci kapasiteli 2 adet amfi ve 60 öğrenci kapasiteli bilgisayar laboratuvarı açılışı gerçekleştirildi.

Mühendislik Fakültesi’nin her yıl geleneksel olarak gerçekleştirdiği Aşure günü etkinliğiyle birleştirilen açılışa, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal, Rektör yardımcıları Prof. Dr. Ahmet Ögke, Prof. Dr. Eyüp Sabri Topal, Genel Sekreter Ali Serinoğlu, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayhan Topuz, Ziraat Bankası Bölge Müdürü Şefik Diler, öğretim üyeleri ve çok sayıda öğrenci katıldı.

Açılış Töreni’nde konuşan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal, Mühendislik Fakültesi’nin ve mühendisliğin öneminden bahsederek, ‘Ülkelerin gelişmesinde büyük rol oynayan bireyleri yetiştirmesi bakımından çok önemli bir yere sahip olan Mühendislik Fakülteleri, aynı zamanda araştırıcı, sorgulayıcı, üretken, kritik- analitik düşünce yapısına sahip yaratıcı ve yenilikçi bireyler yetiştirerek bilimin insan yaşamındaki yeri ve önemini kavramamıza büyük katkılar sağlar. Nerede teknolojik, ekonomik, sosyal ve kültürel yönden bir gelişme varsa orada mutlaka bir mühendisin izine rastlarsınız. Bugün tıptan ekonomiye, teknolojiden gıdaya, tarımdan hayvancılığa, aklımıza ne gelirse bütün gelişmelerin altında mühendislerin emeğini görürüz. Kendileri çok çalışarak başkalarının iş yükünü alan kahramanlardır onlar.’ diye konuştu.

Bu bilinçle Üniversite Yönetimi olarak Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nin öğrenim koşullarını iyileştirmek için ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini dile getiren Rektör Ünal, ‘Son dönemlerde Fakülte Binamızda yetersiz kalan derslik kapasiteleri sorununu çözmek için gerçekleştirdiğimiz projeye verdikleri destekten dolayı Ziraat Bankası’na teşekkür ediyorum. Tamamlanan projeyle daha sağlıklı koşullarda eğitim-öğretime devam etmeleri için iki adet amfiyi ve bilgisayar laboratuvarını akademisyenlerimizin ve öğrencilerimizin hizmetine sunuyoruz. Umarım bu sınıflarda yetişecek mühendisler, yapacakları çalışmalarla Türkiye’mizi geleceğe taşıyacak, Milletimizin göğsünü kabartacak buluşlara imza atacaklardır.’ ifadelerini kullandı.

Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayhan Topuz ise ‘Değerli Rektörümüzün gayretleri ve Ziraat Bankası’nın destekleriyle hizmete giren, yarınların mühendislerinin öğrenim göreceği amfilerimiz ve bilgisayar laboratuvarımız Üniversitemize, akademisyen ve öğrencilerimize hayırlı uğurlu olsun.’ diye konuştu.

 

 

 

Finike Meslek Yüksekokulu Turizm ve Otel İşletmeciliği 1. sınıf öğrencileri, Topluma Hizmet Uygulamaları dersi kapsamında Finike 50. Yıl Anaokulu öğrencilerini ziyaret ederek birlikte çeşitli fiziksel aktiviteler yaptılar.

Fiziksel aktivitenin her yaşta çok önemli olduğunu belirten öğrenciler, sporun hayatın parçası haline gelmesi gerektiğine vurgu yaparak bu alışkanlığın küçük yaşlarda başladığını ifade etti. Öğrenciler, “Daha az ekran daha çok aktivite sloganıyla yola çıktığımız bu etkinlikte anaokulu öğrencileriyle jimnastik, futbol, yakan top ve koşu yarışı gibi çeşitli etkinlikler gerçekleştirdik. Bu sayede minik öğrenciler bir yandan spor yaparken bir yandan da eğlenceli anlar yaşadılar. Spora teşvik amacıyla yaptığımız bu etkinlikte miniklerin mutluluğu her şeye değerdi.” diye konuştu.

Etkinlik sonunda 50.Yıl Anaokulu yönetimi,güzel ve anlamlı bir çalışmayı gerçekleştiren Finike Meslek Yüksekokulu öğrencilerine teşekkür etti.

 

Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi ev sahipliğinde ‘Avrupa Birliği ülkelerindeki cinsel dokunulmazlık suçlarından hüküm alan yetişkinlerin rehabilitasyonunda uygulanan müdahale yöntemleri’ konulu proje çalıştayı gerçekleştirildi.

Akdeniz Üniversitesi Bumin Kağan Konferans Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirilen çalıştaya, Antalya Adalet Komisyonu Başkanı Oğuzhan Yaşar, Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcısı Rıza Can, Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Ertürk, başsavcı vekilleri, hakimler ve savcılar, öğretim üyeleri ile öğrenciler katıldı.

Açılış konuşmasını yapan Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Ertürk, Cinsel suçların coğrafi bölgeye ve toplumların sosyal, kültürel, ekonomik durumlarına bağlı olarak gelişen bir suç şekli olmadığına dikkat çekerek:“Bugün dünyanın gelişmiş ülkelerinde de, en geri kalmış ülkelerinde de aktüel olarak gündemdeki yerini koruyan bir konu. Tabii ki kadın erkek, çocuk, genç, yaşlı her cinsten, her meslekten ve sınıftan insan cinsel suça maruz kalabiliyor. Tüm toplumlarda görülen cinsel suçların sayısı, bilinenden çok daha fazladır. Tabii ki biz sadece gündeme yansıyan şekliyle biliyoruz ama mağdurlar bu travmayı yaşamları boyunca çekmektedir. Cinsel saldırılar, tecavüz ve öldürmeye kadar giden bir yelpazede yer almaktadır. Tecavüz olayı bir mağdur tarafından yaşanan veya yaşanabilecek en büyük psikolojik travmalardan biridir ve mağdur açısından çok ciddi sonuçları olabilmektedir.” diye konuştu

Cinsel suçların hiçbir gerekçesinin olmadığını ifade eden Prof. Dr. Mustafa Ertürk, “Cinsel dokunulmazlık suçlarının toplumun her kesimini tehdit etmesi, mağdurların gelecek yaşamları üzerinde ciddi sorunlar yaratması nedeniyle, bireylerin, ailelerin, toplumların ve medyanın da gündeminden düşmemektedir. Maalesef son yıllarda bu haberleri medya gündeminde görmediğimiz akşam olmuyor. Bazı ülkelerde cinsel suçlular belli oranlarda cezaevlerinde cezalarını çektikten sonra denetimli serbestlik kapsamında cezalarının geri kalanı çekmekte ve kontrol altında tutularak rehabilitasyon yoluna gidilmektedir. Cinsel suçlular normal ruhsal yapıdaki kişiler olduğu gibi, yasalardan, rehabilitasyon uygulamalarından ve toplumlardan hiç etkilenmeyen anti sosyal yapıdaki kişiler de olabilir. Hal böyle olunca da denetimli serbestlik uygulamalarının sonuçları ön plana çıkmaktadır.” ifadelerini kullandı.

Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Halil İnal ise suç işleyenleri cezalandırmada iki amacın olduğuna dikkat çekerek, “Bunlar caydırıcılık, topluma kazandırma ve ıslahtır. Biz caydırıcılık bölümünü kapalı, açık cezaevlerimizde hürriyetinden yoksun bırakmak suretiyle yerine getiriyoruz. Daha sonra Denetimli Serbestlik Müdürlüklerimiz hüküm giyen vatandaşlarımıza bir kısım denetim ve gözetim planları yapıyor. Bu kapsamda uzmanlarımız vasıtası ile seminerler, eğitimler veriliyor, kamu yararına çalışma şeklinde infazları gerçekleştiriliyor. Böylece bu vatandaşlarımızın tekrar ıslah olmaları, topluma kazandırılmaları ve ailelerine faydalı olmaları yönünde çalışmalar yapılıyor.” dedi.

Avrupa Birliği Erasmus programı kapsamında, Akdeniz Üniversitesi’nde Edebiyat Fakültesi Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na bağlı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü, L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü, E Tipi Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü işbirliği ile düzenlenen çalıştayda açılış konuşmaların ardından oturumlara geçildi.

İngiltere ve Almanya’daki rehabilitasyon modelleri tartışıldığı oturumlarda Antalya Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nden Sosyal Hizmet Uzmanı İsmail Hakkı Ergun ve Yılmaz Koca “AB Ülkelerinde Cinsel Dokunulmazlık Suçlarından Hüküm Alan Yetişkinlerin  Rehabilitasyonunda Uygulanan Müdahale Yöntemleri Projesi ve Türkiye’de Cinsel   Suçlulara Yönelik Eğitim İyileştirme Çalışmalarında Mevcut Uygulama” konusunda sunumunu gerçekleştirdi.  İkinci oturumda ise Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Seda Bayraktar, Dr. Öğr. Üyesi Ece Varlık Özsoy ve Antalya E Tipi Ceza İnfaz Kurumu Sosyal Hizmet Uzmanı Bilge Arslan Avcu “Cinsel Dokunulmazlığa Karşı İşlenen Suçlara Genel Bakış ve İngiltere’de Cinsel Suçlulara Yönelik Yapılan Eğitim ve İyileştirme Çalışmaları”  konusunda ve Antalya L Tipi Ceza İnfaz Kurumu’ndanPsikolog Kadriye Balıkçı “Almanya’da Cinsel Suçlulara Yönelik Yapılan Eğitim ve İyileştirme Çalışmaları” konusunda sunumlarını gerçekleştirdi.

Akdeniz Üniversitesi Araştırmaları Geliştirme Kurulu (ARGEK) ve Manavgat Meslek Yüksekokulu Araştırmaları Geliştirme Komisyonu tarafından düzenlenen ‘Predatör Akademik Faaliyetler’ Konferansı Manavgat Meslek Yüksek Okulu’nda gerçekleştirildi.

Akdeniz Üniversitesi Manavgat MATSO Turizm Fakültesi, Manavgat Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi ile Manavgat Meslek Yüksekokulu’nun katılımıyla düzenlenen konferansın açılış konuşmasını Manavgat Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Hakan Sert yaptı. Prof. Dr. Hakan Sert, “Akdeniz Üniversitesi’nin Manavgat’ta bulunan birimleri olarak Üniversitemiz Senatosu’nun almış olduğu karar doğrultusunda çok önemsediğimiz ‘Predatör’ olarak nitelenen akademik faaliyetler konusunda öğretim elemanlarına yönelik olarak farkındalık yaratmak ve bilgi paylaşımında bulunmak için bu konferansı düzenliyoruz.” dedi.

Konferans sunumunu gerçekleştiren ARGEK üyesi Prof. Dr. Burhan Özkan, bilimsel olmayan Predatör (yağmacı ve avcı) olarak nitelenen akademik faaliyetlerin özellikleri, nasıl belirleneceği, bu faaliyetlerin bilim camiasına vermiş olduğu olumsuz etkileri ve nasıl önlenebileceği konusunda kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi.

Manavgat MATSO Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hacer Sert ise; Prof. Dr. Burhan Özkan’ın tecrübelerinin aktarılmasının özellikle genç akademisyenler açısından büyük önem taşıdığını ve akademik ahlâkın bu yolun başındayken oluşması gerektiğini ifade etti.

Akdeniz Üniversitesi’nin Manavgat’ta bulunan birimlerindeki  öğretim elemanlarının, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin katıldığı konferans ilgiyle izlendi. Soru-cevap kısmının ardından Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Hakan Sert, Prof. Burhan Özkan’a teşekkür belgesi verdi.

Akdeniz Üniversitesi Elmalı Meslek Yüksekokulu’na 2019-2020 eğitim-öğretim yılında başlayan öğrencilere kültür turları ile Elmalı ilçesi tanıtıldı.

Öğr. Gör. Derya Set’in koordinatörlüğü ve Elmalı Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Durmuş Altan’ın rehberliğinde öğrenciler tarih ve kültür dolu geziden büyük keyif aldılar. Altan geziye başlarken öğrencilere; “Işık ülkesini yani Likya uygarlığını duydunuz mu? Tarihin 5 bin yıl öncesine gitmeye, dünyanın en değerli antik sikkelerini görmeye, Selçuklu dönemine, Osmanlı dönemine hazır mısınız?” diye sordu.

Antik dönem eserlerinin sergilendiği şehir müzesini gezerek başlanan tarih ve kültür turu sırasında Altan şu bilgileri verdi: “Gelmiş olduğunuz ilçe tarih ve kültür bakımından oldukça zengin bir yerleşim yeri. Ulaşabildiğiniz tarihi dönemlerin hepsine sahip Elmalı aslında her dönem eğitim şehri olmuş. Osmanlılar döneminde medrese eğitimleri çok yaygın. Niyazi Mısri, Vahab-ı Ümmi, Ümmi Sinan bu toprakların değeridir. Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır Cumhuriyet döneminin değeridir. Günümüze gelince de ülkemizin birçok yerinde çok kıymetli insanlarımız hizmet veriyorlar. Sizleri ilçemizde ağırlamaktan büyük keyif alıyoruz. Eğer isterseniz tarihin tanıklığında kültürel zenginlikle ayrılacağınızdan kuşkumuz yok. Sizlerin yanında olduğumuzu bilmenizi istiyoruz.”

Elmalı’yı tarihi ve kültürel yönüyle daha yakından tanıyan öğrenciler gezi sonrasında Elmalı Belediyesi’ne ve Durmuş Altan’a teşekkür etti.

Konuşmasına kendini tanıtarak başlayan Abikoğlu’na ilgi oldukça yüksekti. Sohbete başsavcılık ve savcılık makamlarının görevleri ve adli kavramları açıklayarak devam eden Başsavcı, adli kurumlarda kâtip, mübaşir ve infaz koruma memuru gibi üniversite öğrencilerine iş imkanları bulunduğunu dile getirdi.

Hukukun temelini toplumun oluşturduğunu söyleyen Abikoğlu, yargının bağımsız olarak işlediğini vurgulayarak konuşmasını şöyle sürdürdü: “Öncelikle halkımızın adalet istemesi gerekiyor. Her ne olursa olsun kendi menfaatime olsun yerine, adalet olsun demesi gerekiyor. Bu konuda ailelerimize çok iş düşüyor. Halkımıza çok iş düşüyor. Yurt dışına gittiğimizde otobüslerde, metrolarda biletleme için görevli olmadığını, ama herkesin biletini aldığını ve kullandığını görüyoruz. Kurallara uyulursa yaşamımızı kolaylaştırırız.”

Hukuki süreçte bilirkişinin görevini merak eden öğrencilere Başsavcı Abikoğlu; “Hakim her konu hakkında bilgi sahibi olamaz. Bir hakimin hukuk bilgisi dışında anlayamayacağı teknik konular içeren hususlarda danışacağı kişiler bilirkişilerdir. Ancak bilirkişilik hususunda düzenlemelere ihtiyaç vardı ve bu konuda çalışmalar yapılıyor. Daha iyi olacağını düşünüyorum.” dedi.

Başsavcı söyleşinin son kısmında öğrencilere boş vakitlerini iyi değerlendirmeleri gerektiğini, kendilerini geliştirmeleri için mutlaka hobilerinin olması, kitap okumaları, yabancı dil öğrenmeleri gerektiğini söyledi.

Söyleşi sonrasında Yüksekokul Müdürü Doç. Dr. Halil Demir tarafından Elmalı Cumhuriyet Başsavcısı Suphi Abikoğlu’na teşekkür edilerek günün anısına bir hediye taktim edildi.

Antalya Mevlevîhânesi İrfan Meclisi’nin bu haftaki konuğu olan Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Orhan Çeker, Peygamber Efendimiz’in söz, fiil ve kabullerinden oluşan hadisleri ve sünneti reddetme hareketinin arka plânını anlattı.

Sünneti reddetme hareketinin arka plânında yatan ana sebebin, İslâm dinini bozma ve tahrif etme çabası olduğuna dikkat çekerek konuşmasına başlayan Çeker, “Bunlara “siz hadisleri ve sünneti reddederken bunu İslâm’ı bozmak için mi yapıyorsunuz?” diye sorsak, kesin bir dille bunu reddederler ve “biz ıslah edicileriz” derler” dedi. Sünneti reddedenlerin iki grupta toplandığını belirten Çeker, bunlardan birinin ne yaptıklarının farkında olmayan gafiller grubu, diğerinin ise ne yaptıklarını ve ne yapacaklarını çok iyi bilen hainler güruhu olduğunu açıkladı. Bu ikinci grubun da Batılı müsteşrikler, oryantalistler ve onların İslâm dünyasındaki yerli işbirlikçilerinden oluştuğunu dile getiren Çeker, bunların piyasada, özellikle de medyada pohpohlanan modernistler, postmodernistler, tarihselciler ve benzerlerinden oluştuğunu söyledi.

Geçmiş ümmetlere peygamberler aracılığıyla Yüce Allah’ın buyruklarını bildiren çeşitli sahifeler ve kitaplar gönderildiğini hatırlatan Çeker, asıl ilginç olanın ise, bu sahifeler ile Zebur, Tevrat ve İncil’in hep İsrailoğullarının en âlim kimseleri tarafından tahrif edilmesi olduğunu belirtti.

İSLÂM DİNİNİ NASIL BOZMAYA ÇALIŞIYORLAR?

Günümüzde de dini tahrif ve İslâm’ı bozma çabalarının yine âlim kılıklı bazı kimseler tarafından sünneti reddetme hareketiyle yürütüldüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Orhan Çeker, bunların Kur’an âyetlerinin lafzını tahrif edemedikleri için manasını bozmaya çalışarak bu projeyi üç aşamada nasıl yürüttüklerini şöyle anlattı: “İlk önce geçmiş İslâm âlimlerine ve mezhep imamlarına düşmanlık ettiler, sonra Peygamber Efendimiz’in sünnetine düşmanlık ettiler ve üçüncü aşamada da lafzını değiştiremedikleri Kur’an’ın manasını bozmak için şeytanın bile aklına gelmeyecek “tarihsellik” ve “mahallîlik” anlayışını ortaya attılar. “Kur’an tarihseldir, geldiği çağa aittir, dolayısıyla hükmü bu zamanda geçmez” dediler. Yine “Kur’an mahallîdir, sadece indirildiği Mekke ve Medine’yi bağlar, diğer coğrafî bölgelerde hükmü geçmez” dediler. Yani bu tipler, önce geçmiş İslâm âlimlerini reddedip yerine kendi görüşlerini koydular; yine Peygamberimizin sünnetini reddedip yerine kendi görüş ve uygulamalarını koydular. Şimdi de Kur’an’ın manasını tarihsellik ve mahallîlik icatlarıyla ve keyiflerine göre tahrif ederek Allah’ın yerine kendi hevalarını tanrı edinip edinmediklerini sizin takdirlerinize bırakıyorum. En acı olanı da bugün bu fikirleri İlâhiyat Fakültelerinde savunan bazı akademisyenler olmasıdır.”

PEYGAMBERİMİZİN SÜNNETİ REDDEDİLİRSE NE OLUR?

Peygamberimizin sünnetini reddetme hareketinin etkili olduğu yerlerde üç temel problemin ortaya çıktığını dile getiren Çeker, bu sorunların; adamlığın, ümmet bilincinin ve dinin emir ve yasaklarının ortadan kalkması problemi olduğunu açıklayarak sözlerini şöyle tamamladı:

“Sünnet olmazsa insan adam olmaz. Çünkü Kur’an’da bildirildiğine göre Peygamberimiz, insanlık için en güzel örnek ve model şahsiyettir. Sünnet olmazsa İslâm dini diye bir din kalmaz. Çünkü Yüce Allah’ın Kur’ân-ı Kerîm aracılığıyla ve diğer vahiyleriyle bildirdiği İslâm dininin ibadetlerinin, hukukunun, ahlâkının nasıl yaşanacağını ve uygulanacağını Peygamberimiz öğretmiştir. Yine sünnet olmazsa ümmet olmaz. Çünkü her ırktan, her cinsten, her coğrafyadan her çeşit insanın aynı inancı paylaşmasının, aynı ibadeti yapmasının, aynı ahlâkı yaşamasının sebebi Peygamber Efendimizin hadisleri ve sünnetidir. Ümmet-i Muhammed de bu sünnet sayesinde birliğini ve dirliğini korumakta ve aynı inanç ve ülkü etrafında birleşebilmektedir.”

Akdeniz Üniversitesi Kumluca Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencileri, Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yer alan ve engelli bireylere yönelik hizmet veren merkezleri ziyaret etti.

Kumluca Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencileri, Dr. Öğr. Üyesi Şükran Şimşek’in Özel Gereksinimli Çocuklar dersi kapsamında düzenlenen gezide ilk olarak Konyaaltı Sahili’nde bulunan Engelsiz Plajı ziyaret etti. Öğrenciler, engelli bireylerin denize kadar ulaşabilmesine imkan tanıyan liftli asansörü ve Engelsiz Plajın özellikleri ile ilgili bilgiler aldı.

Engelli bireylerin sosyal ve kültürel yaşama uyum sağlayabilmeleri açısından desteklendikleri mola evlerinden olan Falez Mola Evini de ziyaret eden öğrencilere, Mola Evlerinin özel gereksinimli bireyler ve aileleri açısından önemi anlatıldı.

Son olarak yine Antalya Büyükşehir Belediyesine bağlı olan Engelli Hizmet Merkezi ile Büyükşehir Özel Eğitim Okulu ve Rehabilitasyon Merkezini ziyaret eden öğrencilere, merkezlerde gerçekleştirilen uygulamalar ve programlar hakkında bilgiler verildi, iş ve meslek edindirme atölyeleri gezdirildi.

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde yatan hastalara, hasta yakınlarına ve hastane personeline Ekim ayı Meme Kanseri Farkındalık Etkinliği çerçevesinde bilgi verildi.

Akdeniz Üniversitesi Hemşirelik Uygulama ve Araştırma Merkezi, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi ve Hemşirelik Fakültesi işbirliği ile Ekim ayı “Meme Kanseri Farkındalık Etkinliği” Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde düzenlendi.

Akdeniz Üniversitesi Kanser Farkındalık Grubu üyeleri tarafından H Blok Atriumda, stand açılarak hasta, hasta yakınları ve hastane personeline meme kanserinde erken tanı ve taramalarla ilgili bilgi verildi ve broşür dağıtıldı.

Onkoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Sema Sezgin Göksu, Hemşirelik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Fatma Arıkan, Sağlık Hizmetleri Müdürü Ferda Ülker, Onkoloji eğitim hemşireleri ve Hemşirelik Fakültesi öğrencileri tarafından hastane de bulunan yataklı birimler ziyaret edildi ve sağlık personellerine meme kanserinin simgesi olan pembe kurdele takılarak meme kanserine dikkat çekildi.

Akdeniz Üniversitesi Turizm Fakültesi’nden geçmiş dönemlerde mezun olarak sektörde çalışan öğrenciler yıllar sonra Fakültelerine gelerek bilgi ve birikimlerini şuan öğrenim gören öğrencilere aktardı. “Turizmde İstihdam Olanakları ve Zorluklar” adlı açık oturumda öğrencilerin sorularını yanıtlayan mezunlar, sektörde edindikleri tecrübeleri öğrencilerle paylaştı.

Etkinlikte konuşan Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Beykan Çizel, Akdeniz Üniversitesi Turizm Fakültesi’nin verdiği eğitimin kalitesini vurgulayarak, mezun öğrencilerimiz sektörün içerisine girince bunu daha iyi anlıyorlar. Türkiye’deki Turizm Fakülteleri içerisinde en iyisiyiz. Türk Standartları Enstitüsü tarafından verilen ISO 9001 belgesi ve Dünya Turizm Örgütü’nden almış olduğumuz uluslararası akreditasyonlarımız bunun en büyük kanıtı.’ ifadelerini kullandı.

Açık oturumun ardından Turizm Fakültesi’nde ziyarete açılan ‘Turizmde 150. Yıl Sergisi’ni de gezen mezun öğrenciler, kendilerini Fakülteleri ve eski arkadaşlarıyla buluşturan etkinliği müzik eşliğinde barbekü ve aşure ikramıyla tamamlandı.

 

29 Mayıs 2018 tarihinde imzalanan işbirliği protokolü çerçevesinde Antalya Valiliği, Akdeniz Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Merkezi, Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, İl Millî Eğitim Müdürlüğü ve Konya Büyükşehir Belediyesi’nce ortaklaşa yürütülen etkinlikler kapsamında Antalya Mevlevîhânesi’nde Semâ âyin-i şerîfi düzenlendi.

Konya Büyükşehir Belediyesi Semâ Topluluğunca gerçekleştirilen Semâ töreniyle Antalya;da Mevlânâ ruhunun teneffüs edildiğini vurgulayan Akdeniz Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ahmet Ögke, bundan böyle her ayın son Cuma akşamlarında Antalya Mevlevîhânesi’nde düzenli olarak Semâ törenleri icra edileceğini söyledi.

İki yıldır yürütülen çeşitli etkinliklerle Antalya Kaleiçi’ne yeni bir nefes getiren Antalya Mevlevîhânesi;nin, Cuma akşamı düzenlenen Semâ âyin-i şerîfiyle adeta geçmişteki işlevlerinden birine daha kavuştuğunu dile getiren Ögke, tarihte Mevlevîhâneler toplum için hangi fonksiyonları icra ediyorlarsa Antalya Mevlevîhânesi’nde de bu mekânın ruhuna uygun etkinlikler gerçekleştirdiklerini ifade etti. Bu kapsamda Ney, tezhib, Kur’ân-ı Kerîm Elifbâ kursları ve makam dersleri ile tasavvuf musikisi fasıllarının yanı sıra Elmalılı Vâhib-i Ümmî Dîvânı okumaları, Mesnevî şerhi, İslâm düşüncesi, Şifâ-i Şerîf, Kuşeyrî Risâlesi ve Tefsir derslerinin yoğun bir katılımla yürütülmekte olduğunu hatırlatan Ögke, ayrıca her hafta Cuma akşamları il dışından davet ettikleri ilim ve fikir adamlarını Antalyalılarla buluşturarak kadim geleneğimizin ruhuna uygun bir çizgide bu mekânların adeta yeniden canlandırıldığını dile getirdi. Bütün Antalyalıları düzenlenen programlara davet eden Prof. Dr. Ahmet Ögke, etkinliklere destek veren paydaş kurumlara ve yoğun ilgi gösteren katılımcılara teşekkür ederek sözlerini tamamladı.

Bu yıl 3.sü düzenlenen Senex: Lisansüstü Yaşlılık Çalışmaları Kongresi’nde ‘Gelecek Kuşaklar İçin: Refah, Adalet Sağlık, Bakım, İş, İstihdam, Teknoloji, Sanal Eğitim ve Kariyer’ konuları tartışıldı.

Akdeniz Üniversitesi, Lund Üniversitesi (İsveç), Akdeniz Uygarlıkları Araştırma Enstitüsü, Raoul Wallenber Enstitüsü, TÜBİTAK ve çok sayıda sivil toplum kuruluşunun destekleriyle bu yıl 3.sü düzenlenen Senex: Lisansüstü Yaşlılık Çalışmaları Kongresi Akdeniz Üniversitesi Olbia Salonlarında gerçekleştirildi.

Akdeniz Uygarlıkları Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Tuncer Demir açılışta yaptığı konuşmada “Dünyada uzun bir süredir ‘yaşlanma çalışmaları’ farklı disiplinlerin buluşarak ele aldığı önemli bir çalışma alanıdır. Senex kongreleri, bu bağlam da sosyoloji, coğrafya, psikoloji, gerontoloji, idari bilimler, kamu yönetimi, mimari, mühendislik bilimleri, sosyal hizmetler, sağlık bilimleri gibi birçok farklı disiplinden gelen genç araştırmacılara kapılarını açarak, onları yaşlanma meselesi etrafında çalışmalar gerçekleştirmeye teşvik etmektedir. Bu kapsamda, Senex kongresinde farklı disiplinlerden gelen 10 genç araştırmacıya 5000 TL burs verildi.” diyerek önümüzdeki yıllarda daha çok sayıda araştırmacı ve bilim insanının, yaşlanma çalışmaları başlığı altında bir araya gelerek deneyimlerini paylaşacaklarını umut ettiğini ifade etti.

Kongre Eş Başkanı Doç. Dr. Özgür Arun’un ise, “Hem kuşaklar arasında hem de kuşaklar içinde eşitsiz yaşlanma küresel düzeyde olduğu kadar Türkiye için de önemli bir risk oluşturmakta. Yaşlanma sürecinde, eşitsizliklerin nasıl ortaya çıktığı, toplumsal yaşamı nasıl etkilediği konusunda Senex kongreleri kapsayıcı bir perspektif geliştirmek üzere genç araştırmacıları buluşturuyor. Aile, kuşaklararası ilişkiler, iş, istihdam, sosyal katılım, yalnızlık, dijital eşitsizlik, yapay zeka, teknoloji, yaş dostu çevreler, yönetişim, yaşam sonu kararlar, demans/Alzheimer, bağımlılık, ihmal ve suiistimal gibi çok sayıda başlıkta yaşam döngüsü perspektifiyle üretilecek çalışmaları merak ve ilgiyle bekliyoruz. Senex kongreleri araştırmaların sunulduğu özgür bir platformdur ve bu platformda, gençlerin, yetişkinlerin ve yaşlıların, yaşlanmaya ilişkin bir çift sözü var.” diye konuştu.

İki gün süren kongrede 7 bilimsel oturum ve 6 atölye çalışması yapıldı. Kongrede, yaşlanan bir toplumda yaşam alanlarının dönüştürülmesi, yaşlanma sürecinde değişim, algılar ve beklentiler, yaşlıların gündelik hayatı, yaşlanma çalışmaları için sistematik değerlendirmeler, perspektifler ve araştırma gündemleri üzerine tartışıldı. Ayrıca aktif yaşlanma konusunda yerel yönetimler için önerilerde bulunuldu. Kongreye bilim insanları, araştırmacılar, akademisyenler ve öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.

Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makinaları ve Teknolojileri Mühendisliği Bölümü tarafından 4 Kasım 2019 tarihinde Meyve Yetiştiriciliğinde Mekanizasyon Çalıştayı düzenlendi.

Ziraat Fakültesi Prof. Dr. Tevfik Aksoy Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen Meyve Yetiştiriciliğinde Mekanizasyon Çalıştayı’na Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Eyüp Sabri Topal, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Davut Karayel, Antalya Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa Özen, Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü (BATEM) Müdürü Dr. Abdullah Ünlü, Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, Tarım Makinaları ve Teknolojileri Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Topakcı ile çok sayıda öğretim üyesi ve öğrenci katıldı.

Açılış konuşmasını yapan Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Çalıştay Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murad Çanakcı, son yıllarda meyve yetiştiriciliğinin Türk tarımında ağırlığını daha fazla hissettirdiğini ifade etti. Prof. Dr. Çanakcı bu süreçle birlikte yıllara göre daha fazla gündeme gelen meyve yetiştiriciliğinde mekanizasyon uygulamaları konusunda düzenledikleri çalıştayın mevcut durumun, sorunların, çözüm önerilerinin, tecrübelerin paylaşılması ve gelecekte yapılması öngörülen çalışmalara katkı sağlamasını amaçladıklarını belirtti. Çalıştayda sadece akademik araştırmacıları değil araştırma enstitüleri, makine imalatçıları ve bizzat üreticiler başta olmak üzere ilgili resmi, sivil toplum ve özel kuruluşların katılmını ve desteklerini görmenin kendisini çok mutlu ettiğini ifade eden Prof. Dr. Çanakcı, çalıştayın tüm katılımcılar için verimli geçmesini diledi.

Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Davut Karayel, “Ülkemizde ilk kez yapılan Meyve Yetiştiriciliğinde Mekanizasyon Çalıştayı’nın tarımsal üretimde başkent olan Antalya’da ve Ziraat Fakültemizde yapılıyor olmasından memnuniyet duyuyoruz.” dedi. Birçok meyvenin anavatanı olan ülkemizin meyve yetiştiriciliğinde dünyada önemli merkezlerden birisi olduğunu ifade eden Dekan Karayel, “Ancak yine de potansiyelimizin gerisindeyiz. Bu potansiyeli arttırmak için meyve üretiminin her aşamasında modern teknolojilere geçmek, tarımsal mekanizasyonu meyve yetiştiriciliğinin her alanına yaymak durumundayız. Meyve üretiminde söz sahibi ülkelere bakıldığında genelde meyve üretiminin tüm aşamalarında mekanizasyona geçmek için önemli yatırımlar yapılıyor ve önemli araştırmalar yürütüldüğünü görüyoruz. Bizim de ülke olarak bu alanda söz sahibi olmamız için insan iş gücü yerine mekanik gücünün kullanımına yönelik tedbirler alınması gerektiğini düşünüyorum. Bu sayede hem verim artışı hem kalitede artışı sağlayabilir böylelikle ihracatı arttırabilir ve ülkemize daha fazla döviz girdisi sağlayabiliriz.” diye konuştu.

Tarım sektöründe teknolojik gelişmelere ayak uydurmanın önemli olduğunu vurgulayan Antalya Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa Özen, özellikle son yıllarda teknoloji ve bilimin gelişmesiyle şimdiye kadar görülmeyen tarım aletlerinin sektöre girdiğini kaydetti. Genç nüfusun özellikle tarımdan uzaklaşmasıyla beraber düşünüldüğünde sektör için oldukça önemli bir alan olduğunu belirten Özen, “Bilim ve teknolojiyle tarımda 5.0’a doğru bir ilerleme var. Teknoloji ve bilimin bu kadar hızla ilerlediği dönemde bizler de buna adapte olmak zorundayız. Tarımın sürdürülebilirliği noktasında bilimsel çalışmalarıyla üniversitelerin ve sektör paydaşlarının üzerine çok büyük görevler düşüyor.” diye konuştu.

Açılış konuşmalarının ardından Doç. Dr. Arif Behiç Tekin ‘Yeni Nesil Meyve Yetiştiriciliği: İnsansız Hava Araçları Tarımsal Üretime Değer Katıyor’ açılış sunumunu gerçekleştirdi. Gün boyu süren çalıştay oturumların ardından ‘Meyve Yetiştiriciliği Mekanizasyonunda Gelişmeler, Fırsatlar, Beklentiler’ paneliyle son buldu.

Akdeniz Üniversitesi Enformatik Bölüm Başkanlığı tarafından verilen Robotik kurslarındaki kursiyer öğrencilerden oluşan Akdeniz Üniversitesi Enformatik Bölüm Başkanlığı Takımı Lego Sumo, Robotex Turkey Festivali’nde şampiyonluk elde etti.

Konyaaltı Belediyesi Nazım Hikmet Fuar ve Kongre Merkezi’nde 2-3 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilen dünyanın en büyük Robotik/Marker organizasyonunda Türkiye’nin ve dünyanın farklı yerlerinden gelen 200 takım ve 800 yarışmacı 16 farklı kategoride yarıştı. 9-12 yaş kategorisinde yarışan Akdeniz Üniversitesi Enformatik Bölüm Başkanlığı Takımı Lego Sumo takımı öğrencileri Onur Alp Sezgin, Ecrin Erdağ, Osman Tuna Yıldırım ve Taha Yolalmaz birincilik elde ederek şampiyon oldu.

Akdeniz Üniversitesi Enformatik Bölüm Başkanlığı olarak çocukları yeni teknolojiler hakkında bilinçlendirip geliştirmeye yönelik bilişim, programlama ve robotik konularında çeşitli kurslar düzenlediklerini belirten Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Fırat Yücel, “Robotik kursumuzdaki öğrencilerimiz aldıkları eğitimle Robotex Turkey Festivali’nde büyük bir başarıya imza attılar. Öğrencilerin yetiştirilmesinde emeği geçen öğretim elemanlarımız Öğr. Gör. Evren Sezgin ve Öğr. Gör. Şahin Akbunar’a çok teşekkür ediyorum.” dedi.

Kursiyer öğrencileri başarılarından dolayı tebrik eden Dr. Öğr. Üyesi Fırat Yücel, “Öğrencilerimiz Estonya’da 29 Kasım – 1 Aralık 2019 tarihleri arasında yapılacak olan Robotex International yarışmasında Türkiye’yi temsil edecek. Estonya’da yapılacak uluslararası yarışmada takımımıza şimdiden başarılar diliyorum.” diye konuştu. 

Elmalı Meslek Yüksekokulu Öğretim görevlileri Ozan Ceylan ve Ramazan Özçakır’ın gözetiminde, Elmalı Orman İşletme Müdür Yardımcısı Türker Uğur’un rehberliğinde yapılan tatbikatta yanan ateşin su ve köpükle nasıl söndürüleceği uygulamalı olarak öğretildi.

Tatbikat sırasında Orman İşletme Müdür Yardımcısı Türker Uğur “Ormanlarımız akciğerlerimiz gibidir. Yanmasını önleyici tedbirleri almak çok önemlidir. Yangın olması halinde acilen, paniklemeden yangının kontrol alınması da ayrıca önemlidir. Nasıl müdahale edileceği konusunda kendinizi iyi yetiştirmeniz gerekiyor. Günlerce yangınlarla mücadele etmek zorunda kalabiliyoruz. Akciğerlerinizi kurtarmak için kendinizi iyi hazırlamalısınız.” dedi.

Tatbikat sonrası Elmalı Orman İşletme Müdürlüğü’ne desteklerinden dolayı teşekkür edildi.

Akdeniz Üniversitesi Elmalı Meslek Yüksekokulu’nda Antalya İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) tarafından öğrenciler ile  idari ve akademik personele yönelik deprem eğitimi verilerek deprem ve deprem sonrası yangın tatbikatı yapıldı.

Doğal afetler grubunda bulunan ve günümüz teknolojisi ile önceden tahmin edilmesi mümkün olmayan olası bir deprem durumunda neler yapılması gerektiğinin anlatıldığı tatbikatta Mühendis Mehri Reis; “Ülke olarak fay hatları üzerinde bulunmamız, her an deprem riski ile karşı karşıya kalmamıza neden olmaktadır. Bu sebeple deprem hazırlığının, toplumun en küçük parçası olan aile içinde yapılacak toplantılarla başlaması gerekiyor. Her evde deprem sonrası ilk 72 saat temel ihtiyaçların karşılanabileceği, en az bir adet deprem çantası olmalı.” dedi.

Daha önce yaşanmış deprem görüntülerinden örneklerle bilgilendirme yapan Mehri Reis, “Depreme kapalı bir alanda yakalanılırsa; deprem anında özellikle pencere, balkon kenarları, kapı altları, merdivenler ile asansörlerden uzak durulması, sağlam bir eşyanın yanında çök, tutun ve kapan ilkesi ile bir hayat üçgeni oluşturulmalıdır. Deprem sonrasında ise deprem için hazırlanan acil durum çantasını alarak sigorta, doğalgaz vanası vb. kapatarak binayı hızlı bir şekilde terk edilmelidir. Ayrıca olumsuz bir durumda enkaz altında kalındıysa enerji ve su tüketimini verimli kullanıp, ara ara ses çıkarmak kurtulma şansını artırmaktadır.” diye konuştu.

Yapılan bilgilendirme eğitiminin ardından öğrenci ve personellerle deprem tatbikatı yapıldı. Tatbikatta depremin ilk anında çök, tutun ve kapan pozisyonu ile bekleyen öğrenciler deprem bittikten sonra binayı başarılı bir şekilde, kısa sürede boşaltarak önceden belirlenen toplanma alanına yöneldiler. Ayrıca AFAD Yetkilileri deprem sonrası oluşabilecek bir yangına nasıl müdahale edileceği hakkında da kısa bir eğitim verilerek yangın söndürme tatbikatı yapıldı.

Her iki eğitimden sonra Elmalı MYO Müdürü Doç. Dr. Halil Demir tarafından AFAD yetkililerine teşekkür edildi.

Serik Gülsün-Süleyman Süral Meslek Yüksekokulu Çocuk Gelişimi Programı tarafından Çevre Koruma dersi kapsamında doğa koruma bilincinin aşılanması, temiz çevre duyarlılığı ve çevre kirliliği konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla atık toplama etkinliği düzenlendi.

Atık toplama etkinliği, Yüksekokul Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Serdar Selim, Müdür yardımcıları Dr. Öğr. Gör. Esra Gölge ve Öğr. Gör. Kübra Karabulut Ay, Program Koordinatörü Nilay Ölekli Sönmez, Yüksekokul Sekreteri Fikret Kalkan, gönüllü hocalar, idari personel ve çok sayıda öğrencinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Yüksekokul Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Serdar Selim, ‘Okul bahçesi, ortak kullanım alanları ve Yüksekokul çevresinde gerçekleştirdiğimiz etkinliğin muhtelif zamanlarda da sık sık tekrarlanması ve yüksekokul bünyesindeki diğer öğrencilerin de gönüllü olarak çevre etkinliklerine katılım sağlanması konusunda okul yönetimi, öğretim elemanları ve öğrencilerimizle ortak görüşe vardık. Çevre temizliği konusunda farkındalık oluşturmak için farklı etkinlikler yapmaya devam edeceğiz.’ diye konuştu.

Akdeniz Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkez Müdürlüğü tarafından, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 81. yıl dönümü dolayısıyla anma töreni düzenlendi.

Akdeniz Üniversitesi Atatürk Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen törene Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Eyüp Sabri Topal, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkez Müdürü Prof. Dr. Ahmet Köç, Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Selma Yel ile çok sayıda öğretim üyesi ve öğrenci katıldı.

Törende konuşan Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkez Müdürü Prof. Dr. Ahmet Köç, ‘Büyük önderler köklü bir geçmişe sahip olan milletlerin bağrından çıkarlar. Askeri ve siyasi bir deha olan Atatürk hiçbir zaman savaşı amaç olarak görmemiştir. Onun düşünce ve davranışlarının temelinde insanların daha iyi şartlara kavuşarak barış içinde yaşaması ideali vardır. Atatürk olumsuz koşullar içinde bağımsızlık bayrağını açmış ve emperyalist devletleri dize getirmiş, ülkemizi tam bağımsızlığa kavuşturmuş milli bir kahramandır.’ ifadelerini kullandı.

Tören kapsamında gerçekleştirilen konferansa konuşmacı olarak katılan Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Selma Yel, Atatürk’ün Milli Mücadeleyi başarıyla tamamladıktan sonra gericilikle, cehaletle ve yobazlıkla mücadele ettiğini belirterek ‘Günümüzde bu kavramlar maalesef toplum tarafından çok yanlış anlaşılıyor. Birçoğu tarafından bu kavramlar kıyafetlere indirgeniyor, insanların mesleğiyle ya da sosyal hayatlarındaki duruşuyla ilişkilendiriliyor. Oysa gerçekte gericilik ve yobazlık yenilikler önünde engel olmaktır, Türkiye’nin önünü tıkamaktır. Bu noktada seçeceğimiz yolu çok doğru belirleyebilmemiz için Atatürk’ü çok iyi anlamamız gerekiyor.’ diye konuştu.

21. yüzyılda Atatürk’ü Anlamak başlıklı konferansı ile Atatürk’ü günümüzde doğru anlamanın öneminden bahseden Prof. Dr. Selma Yel, ‘Toplumda farklı Atatürk algıları var. Aslında tek bir Atatürk var, onu anlamak için yaptıklarına bakmak ve ulaşmak istediği hedeflerine odaklanmak gerekmektedir. Hedeflerini anlamazsanız Atatürk’ü anlayamazsınız. Söylediği her sözde, attığı her adımda derin anlamlar vardır. Bunu idrak edebilmek için de sonucunda ne elde etmek istediğini iyi anlayabilmelisiniz. Atatürk’ün olaylar karşısındaki davranışları farklı gibi görünse de sonuçları değerlendirdiğimizde ise sakinlikle Türkiye’nin ve Türk Milletinin lehine problemleri çözebilmeye odaklandığını görüyoruz. Tarih ve tarihi liderler dün, bugün ve yarın bağlamında değerlendirilmelidir. Liderler, sadece geçmişte kalmamıştır. Onlar bugün buradadırlar ve yaptıklarıyla geleceğe de yol göstereceklerdir." dedi.

Akdeniz Üniversitesi Elmalı Meslek Yüksekokulu’nda programlar ve sınıflar arasında yapılan voleybol turnuvasında Sivil Savunma ve İtfaiyecilik ikinci sınıf öğrencileri şampiyon oldu.

Akdeniz Üniversitesi Elmalı Meslek Yüksekokulu’nda gerçekleştirilen turnuvayı düzenleyen Öğr. Gör. Özer Merdan, seracılık, bahçe tarımı, pazarlama, muhasebe, sivil savunma ve itfaiyecilik bölümü öğrencilerinin katıldığı maçların çekişmeli geçtiğini belirterek “Vize sınavları öncesinde öğrencilere moral ve motivasyon veren yarışmaları Elmalı geneline yayıp kurumlar arası haline getireceğiz.” dedi.

Sivil Savunma ve İtfaiyecilik birinci sınıf ve ikinci sınıf arasında oynanan şampiyonluk maçı sonrası madalya merasiminde konuşan Akdeniz Üniversitesi Elmalı Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Halil Demir ise “Sportmence geçen maçlar için sizlere teşekkür ediyorum. Kazanan ve kazanmayan bütün öğrencilerimizi tebrik ediyoruz. Sınavlarınız için stres atıp başarı getirmesini diliyorum.” şeklinde konuştu.

Düzenlenen maçlar sonucunda şampiyon olan Sivil Savunma ve İtfaiyecilik ikinci sınıf takımına madalyalarını MYO Müdürü Doç. Dr. Halil Demir taktı.

Akdeniz Üniversitesi Atatürk Konferans Salonu’nda, ‘Yeşil Altyapı - Green Infrastructure’ temasıyla gerçekleştirilen konferansta sürdürülebilir akıllı kentler, iklim değişikliği ve küresel ısınma, sağlıklı kentler, teknik ve yenilikçi çözümler, farklı planlama ve tasarım yaklaşımları ele alındı.

Açılışa, Akdeniz Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Meryem Atik, İnönü Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bülent Yılmaz, Akdeniz Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Kemal Reha Kavas ile akademisyen ve öğrenciler katıldı.

Konferansın açılış konuşmasını gerçekleştiren AÜ Mimarlık Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Meryem Atik, konferansın ana temasının Yeşil Altyapı olduğunu belirterek; “Dünyanın geleceği olarak görülen kentlerin her geçen gün hızla büyümesinin yanı sıra, iklim değişikliğiyle mücadele gerekliliği şehirlerdeki yaşam ve çevre kalitesi sürdürülebilir çözümleri bizler için zorunlu kılmıştır.” dedi.

Yeşil altyapının kentlerin ve insanların geleceğiyle ilgili olduğunu vurgulayan Atik, “Yeşil altyapı, kentlerdeki biyolojik çeşitliliği korumak, kentleri iklim değişikliğiyle uyumlu hale getirebilmek, kentsel çevre kalitesinin bir bütün içerisinde ele alınarak yaşam kalitesini artırmanın planlama aracı olarak kabul edilmesine dayanmakta.” şeklinde konuştu.

İnönü Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Başkanı Prof. Dr. Bülent Yılmaz, yılda 2 defa bir araya gelerek akademik anlamda sorunları tartıştıklarını ve sorunları kurumlara bildirdiklerini kaydetti.

2019 yılı istatistiklerine göre peyzaj mimarlığıyla ilgili aktif olan 38 bölüm bulunduğunu, henüz eğitime geçmemiş 72 tane de peyzaj mimarlığı bölümü olduğunu bildiren Yılmaz “1968 yılında başlayan peyzaj mimarlığı eğitimi bugün geldiği noktada 51 yıllık maziye sahip. 51 yılda 11 bin civarı lisans mezunu vermişiz. Toplam 1050 yüksek lisans ve yine 300 kadar doktora mezunu vermişiz. Ülke çapında ciddi mezunumuz var. Bizim peyzaj mimarlığı noktasında mesleğimizi daha tanınır ve etkin bir hale getirmemiz lazım. Bu anlamda akademik yapıda da güçlü olmalıyız.” dedi.

AÜ Mimarlık Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Kemal Reha Kavas da, “Dünya nüfusunun büyük kısmı kentsel çevrelerde yoğunlaşarak sağlıklı ve güvenli bir yaşam arayışı içerisinde olduğu çağımızda, insanoğlunun bu en temel yaşamsal ihtiyacını giderme yolunda karşılaştığı sorunları, bu sorunların bilimsel ve mesleki standartlar doğrultusunda çözüm yöntemlerini ortaya koyacak olması dolayısıyla konferansımız bilimsel açıdan önem taşıyor.” şeklinde konuştu.

Konferansın ele aldığı evrensel tema ve kavramlar, ülkemizdeki birçok kentsel ve kırsal yaşam alanları içinde özgün çözümler geliştirme yolunda ilham kaynağı olduğunu söyleyen Kavas, “Yeşil altyapı kavramının tanımındaki kapsayıcılık, kentsel ve kırsal yaşam alanlarındaki pek çok çözüm ve alternatiflerinin tüm çeşitlilikleri içerisinde düşünülebilmesine katkı sağlamakta. Sağlıklı ekosistem, korunabilen bio çeşitlilik, kentsel ve kırsal alanları bütünleştirebilen bir yeşil alan sistemi, ekolojik ve kültürel sürdürülebilirliğin sağlanması, kentlerimizde rekreasyon alanlarının artırılması, yakın çevremizin tarihsel karakter ve kimliğinin korunarak gelecek kuşaklara aktarımı gibi önemli hedefler sadece insanların değil, tüm canlıların yaşam kalitelerini korumak ve artırmak açısından hayati önem taşımaktadır.” dedi.

3 gün süren konferans kapsamında son gün katılımcılarla birlikte Çıralı, Yanartaş, Ulupınar ve Faselis teknik gezisi düzenlendi.

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından düzenlenen Milli Ağaçlandırma Günü 11 Milyon Ağaç; Bugün Fidan, Yarın Nefes’ kampanyası kapsamında ülke genelinde düzenlenen etkinliklere Akdeniz Üniversitesi de Kampüse 500 fidan dikerek destek verdi.

Akdeniz Üniversitesi Ceypark Çarşısı arkasında gerçekleştirilen ‘Fidan Dikme Etkinliği’ne Antalya Valisi Münir Karaloğlu’nun eşi Sevim Karaloğlu, Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Altunkaya, Prof. Dr. Eyüp Sabri Topal, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Antalya İl Müdürü Abdullah Çalışkan,  Antalya Milletvekili Mustafa Köse’nin eşi Ünzile Köse, Akdeniz Üniversitesi Sıfır Atık Topluluğu Akademik Danışmanı Doç. Dr. Betül Ünal, huzurevi sakinleri, Çocuk Esirgeme Kurumu’ndan öğrenciler, öğretim üyeleri ve çok sayıda üniversite öğrencisi katıldı.

Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Altunkaya ‘Akdeniz Üniversitesi olarak böyle bir projenin içerisinde bulunmaktan son derece mutluyuz. Hepimizin geleceği olan ormanlar ve yeşil alanlar başta sağlık, erozyonu önleme, su kaynakları olmak üzere pek çok açıdan insanlık için hayati derecede önem taşımaktadır. Bu nedenle ormanlarımızı korumak ve yaşatmak hepimizin en önemli görevidir. Bugün burada ormanların kıymetini bilen bir toplulukla bulunmaktan gurur duyuyorum. Bu güzel ve anlamlı etkinliğe katılan ve destek veren herkesi tebrik ediyorum.’ diye konuştu.

Akdeniz Üniversitesi Sıfır Atık Topluluğu Akademik Danışmanı Doç. Dr. Betül Ünal ise ‘Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Geleceğe Nefes Ol kampanyası kapsamında biz de Akdeniz Üniversitesi olarak bu güzel projede yer almaktan son derece mutluluk duyuyoruz. Gelecek nesillere daha yeşil bir dünya bırakabilmek için gerçekleştirdiğimiz ağaç dikme etkinliğimizle bugün diktiğimiz fidanlarla yarınlara nefes olmayı ümit ediyoruz. Akdeniz Üniversitesi Sıfır Atık Topluluğumuz başta olmak üzere tüm çevre dostu öğrenci topluluklarımızla birlikte doğa ve temiz çevre bilinci oluşturmak için yapılan çalışmalara destek vermeye ve bu konuda projeler gerçekleştirmeye devam edeceğiz.’ ifadelerini kullandı.

 

 

 

Akdeniz Üniversitesi ev sahipliğinde yükseköğretim kurumlarında ve yurtlarda çalışan özel güvenlik görevlilerine yönelik, Üniversitelerde Güvenlik Tedbiri Eğitimi gerçekleştirildi.

İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından üniversitelerde eğitim-öğretimin özgür ve güvenli ortamlarda sürdürülebilmesi, üniversite kampüsleri ve kampüs dışında bulunan ek binalarda, öğrenci yurtlarında, öğrencilerin yoğunlukla bulunduğu açık ve kapalı alanlarda karşıt görüşlü öğrenci grupları arasında çıkabilecek kavga olaylarında öğrencilerle ilk teması kuracak olan özel güvenlik görevlilerine eğitim verildi.

Hukuk Fakültesi Konferans Salonunda gerçekleştirilen eğitimde özel güvenlik görevlilerine Emniyet Müdürlüğü Yetkilileri tarafından, Özel Güvenlik Hukuku, Genel Kollukla İlişkiler, Etkili İletişim, Toplumsal Olaylara Müdahale ve Kitle Psikolojisi, Uyuşturucu Madde Bilgileri, Asayiş Hizmetleri ve Terörle Mücadele konularında ayrıntılı bilgi verildi.

Akdeniz Üniversitesi Finike Meslek Yüksekokulu, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından düzenlenen Milli Ağaçlandırma Günü ’11 Milyon Ağaç; Bugün Fidan, Yarın Nefes’ kampanyasına ağaç dikerek destek verdi.

Finike Meslek Yüksekokulu’nda personel ve öğrencilerin katılımıyla ağaç dikim günü olan 11.11.2019 tarihinde saat 11.11;de Finike Orman İşletmesi tarafından temin edilen ağaçların dikimi yapıldı.

Yüksekokul Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Önder Kabaş bu anlamlı günde emeği geçen öğrencilere ve Yüksekokul personeline teşekkür ettiğini söyledi.

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal pataya meyvelerinin ilk hasadını eline bahçe makası alarak kendisi başlattı.

Ziraat Fakültesi Dekanlığı tarafından organize edilen hasat etkinliğine Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Eyüp Sabri Topal, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Davut Karayel, Akdeniz Üniversitesi Genel Sekreteri Ali Serinoğlu ve öğretim üyeleri katıldı.

Etkinlikte konuşan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal, ‘Genelde elimize makas alıp kırmızı kurdele keserek açılış yapardık. Ama bu defa bahçe makasıyla açılış yapmak da nasip oldu. Ziraat Fakültemizin ülkemizde çok fazla tanınmayan tropik meyvelerin ülke tarımına ve ülke ekonomisine kazandırılması noktasında yaptığı çalışmaların meyvesi de diyebileceğimiz pek çoğunun adına bile yabancı olduğumuz meyvelerin hasadını gerçekleştirmek gerçekten heyecan verici. Umarım bu ürünler başta Antalya’mız olmak üzere pek çok bölgede yaygınlaşarak halkımıza ve ülke ekonomisine fayda sağlar.’ diye konuştu.

Etkinlikte, yürütülen projeler ve üretilen tropik meyveler ile ilgili bilgi veren Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamide Gübbük, ‘Ülkemizin sahip olduğu ekolojik koşullar nedeniyle Avrupa ülkeleri arasında, tropik meyve türleri yetiştirme şansı olan ender ülkelerden birisiyiz. Tropik meyvelerin büyük çoğunluğu özellikle yüksek miktardaki C vitamini içeriği yanında, farklı lezzete sahip olmaları ve birçoğunun antioksidan içeriği bakımından zengin olmaları nedeniyle büyük ilgi görüyor.’ diye konuştu.

Tropik meyve türlerine olan talebin her geçen gün arttırdığını belirten Prof. Dr. Gübbük, "Muz ve avokado dışında, Güney Afrika Tropik ve Subtropik Meyveler Araştırma Enstitüsünden temin ettiğimiz değişik papaya çeşitleri ile ilgili olarak Alanya ve Antalya’da örtüaltında yürütülen adaptasyon çalışmalarından olumlu sonuçlar alınmıştır. Antalya Valiliği desteğiyle Ziraat Fakültemiz ile Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü ve Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde, değişik tropik meyve türlerinin adaptasyonu ile ilgili çalışmalar başlatıldı. Bu çalışmalar ile guava, litchi, longan, mango, passiflora ve pitaya türlerinin ülkemizde yetiştirilmesine öncülük edilmiştir. Bölgesel avantajımızdan dolayı Ziraat Fakültesi olarak, tropik meyve türlerinin yetiştiriciliği, çoğaltımı ve türlerin yaygınlaştırılmasına yönelik farklı alanlarda araştırma projeleri ve lisansüstü tezler yürütmekteyiz. Bu çalışmaların sonuçlarının, tropik meyve türlerinin yetiştiriciliği üzerine gelecek yıllarda daha da olumlu yönde yansıyacağı öngörülmektedir. Bu durumun ise başta muz olmak üzere, ülkemizin tropik meyve ihtiyacının önemli bir kısmını kendi öz kaynaklarımızdan karşılayabileceğimizi ve üretim fazlasının da ihracat şansının olabileceğini söyleyebiliriz." ifadelerini kullandı.

Akdeniz Üniversitesi Serik Gülsün Süleyman Süral Meslek Yüksekokulu Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü öğrencileri huzurevini ziyaret etti. Güler yüzleriyle büyüklere mutluluk veren öğrenciler yaşlı gönülleri sevindirmenin huzurunu yaşadı.

Öğrencilerin huzurevi sakinlerine hak ettikleri sevgi ve saygıyı hissettirmek için gerçekleştirdikleri ziyarette sıcak sohbetler eşliğinde eğlenceli ve keyifli anlar yaşandı. Öğrencilerle birlikte kitap okuyarak, şarkılar söyleyerek vakit geçiren huzurevi sakinleri halkla ilişkiler topluluğunun ziyaretinden doydukları memnuniyeti ve sevinci dile getirdiler.

Ziyaret sırasında milli değerler ve kültürün taşıyıcısı olan yaşlılar, en güzel çağlar olarak tabir ettikleri gençlik çağındaki öğrencilere kendi yaşamlarından örnekler vererek onlarla hayat boyu biriktirdikleri tecrübeleri paylaştılar. Yüzlerini güldüren ziyaretten çok memnun kaldıklarını dile getiren huzurevi sakinleri, gençler tarafından hatırlanmanın, sevgi ve saygı görmenin sevincini yaşadılar.

Şırnak Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Baz, Antalya Mevlevîhânesi İrfan Meclisi’ndeki söyleşisinde, tasavvuftaki “bir lokma, bir hırka” anlayışının yanlış yorumlandığını ve kötüye kullanıldığını söyledi. “Bir lokma, bir hırka” anlayışının esasında üretimle değil, tüketimle ilgili bir ilke olduğunu vurgulayan Baz, “tasavvuf insanlara “çalışmayın, üretmeyin, tembellik edin, miskin miskin oturun” demiyor ki! Aksine her daim çalışın, üretin; ama tüketim canavarı olmayın, ihtiyacınız kadarını tüketin, fazlasını ihtiyaç sahiplerine verin” diyor. Yani insanın yiyeceği, en fazla birkaç lokmadır; giyeceği de bir kat elbiseden ibarettir. Nefs doyumsuz olduğu için onun ihtiyacı kadarıyla yetinmeli ve fazla malı canımızı acıtacak şekilde verebilmeliyiz” dedi.

Zaman, Mekân ve İnsan Tasavvuru

Bir medeniyetin ayakta kalabilmesi için zaman bilinci, mekân tasarımı ve insan tasavvurundan oluşan üç temel unsur bulunduğunu belirten Doç. Dr. İbrahim Baz, İslâm medeniyetinin temelinde de bu üç unsurun hakim olduğunu hatırlattı. Tasavvuftaki ibnü’l-vakt kavramının, içinde bulunulan ânın gereğini yerine getirmek ve başka bir şeyle meşgul olmama bilincini yerleştirdiğini ifade eden Baz, tekkelerin tasavvuf ve ihsan ahlâkının öğretildiği mektepler olduğunu dile getirerek sözlerini şöyle sürdürdü: “İçinde bulunduğumuz Antalya Mevlevîhânesi gibi mekânlar, varlıklar ve olaylar karşısında insanın derviş duruşunu kazanma yerleridir. Tekkeler, Yüce Allah’ı her an görüyormuş gibi davranma bilincinin kazanıldığı ortamlardır. Mekân olmadan medeniyet olmaz. Medeniyet ise şehirlidir. Öyleyse şehrin imarı, bu gibi mekânlarda inşa edilen medeniyet tasavvuruyla gerçekleşir. İlim geleneğimizin öncü kuruluşları olan medreselerde nesilden nesile bilgi ve ilim aktarılır. Tekkelerde ise irfan ve mârifet, yani duygu, zarafet ve sanat aktarılır. Bu da görerek aktarım suretiyle insan görgüsünü geliştirmek biçiminde gerçekleşir. Bilgiyi davranışlarına yansıtmadan malumat aktarana bilgiç denir. Ama bilgiyi hâl edinerek bütün tutum ve davranışlarıyla tecrübe edinen ve bu tecrübelerini yeni nesle aktaran kimseye ise bilge denir. İşte tasavvufî tecrübenin aktarım alanı olan tekkeler, Ahmed-i Yesevî gibi, Hacı Bektaş-ı Velî, Yunus Emre ve Hz. Mevlânâ gibi bilge şahsiyetlerin tecrübe ve ahlâkının görerek aktarıldığı çok önemli bilinçlenme mekânlarıdır. Tıpkı Peygamber Efendimiz’in ashâb-ı suffe ile ve diğer sahabesiyle hemhal oldukları gibi, bu mekânlar da insanlara sohbet yöntemiyle sahâbe mayasının çalındığı yerlerdir. Dizler gibi gönüllerin de büküldüğü, gönülden gönüle sohbetlerin gerçekleştiği mekânlardır.”

Dinlemeyi Bilmek

İnsanın kemâl yolculuğunda bilgi ve görgü elde etmek için ilk ve en önemli adımın dinlemek olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. İbrahim Baz, bu sebeple Hz. Mevlânâ’nın Mesnevî’sine “dinle neyden” diyerek başladığını hatırlattı. Dinlemek için de önce susmak gerektiğine vurgu yapan Baz, sükûtun, diyecek bir şeyi olmamak manasına gelmediğini; aksine söyleyecek sözü varken susup dinlemenin çok daha değerli olduğunu ifade etti. Yine dinlemenin duymaktan ibaret olmadığını, bunun yanında kulak vermek de gerektiğini dile getiren Baz, görerek ve tecrübe yoluyla hal transferi ve davranış aktarımının gerçekleşeceğini ve terbiye edilen nefsin çirkin huylardan kurtularak güzel ahlâkla donanacağını belirtti.

Bugüne kadar sekiz kitap ve çok sayıda bilimsel çalışmaya imza atan Doç. Dr. İbrahim Baz, söyleşisinin sonunda en son yayınladığı Sûfi ve Mem ü Zin adlı kitaplarını Akdeniz Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ahmet Ögke’ye takdim ederken Antalya Mevlevîhânesi İrfan Meclisi etkinliklerine destek veren başta Antalya Valiliği ve Konya Büyükşehir Belediyesi olmak üzere bütün kurum ve gönüldaşlara teşekkür etti.